Calendula arvensis ekstraktlarının antimikrobiral ve antikanser etkinliğinin belirlenmesi
Dosyalar
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
Bu tez çalışmasında, Calendula arvensis bitkisinin çeşitli ekstraktlarının antimikrobiyal ve antikanser etkinlikleri araştırılmıştır. Bitkinin kök, gövde, yaprak ve çiçek kısımlarından edinilen etanol, etil asetat, etanol-su ve su bazlı ekstraktların, HeLa ve PC-3 kanser hücre hatları üzerindeki antikanser potansiyeli in vitro olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada kullanılan ekstraktların, çeşitli bakteri suşları ve maya türüne karşı antimikrobiyal aktiviteleri de test edilmiştir. Çalışmada kullanılan bitki materyali maserasyon yöntemiyle elde edilmiş olup, farklı ekstraktlar çeşitli konsantrasyonlarda seyreltilerek test edilmiştir. Antikanser etkiler, hücre canlılığı testi olan MTT testi ile belirlenmiştir. Test edilen her ekstrakt, 48 saat boyunca kanser hücreleriyle muamele edilmiş ve sonuçlar ters mikroskop ile değerlendirilmiştir. Antikanser aktivite testleri, hem HeLa hem de PC-3 hücre hatları üzerinde umut verici sonuçlar ortaya koymuştur. Etanol bazlı ekstraktlar, her iki hücre hattında da diğer ekstraktlara kıyasla daha yüksek antikanser aktivite göstermiştir. Özellikle PC-3 hücre hattında IC50 değeri 172,4 µg/mL ile hücre canlılığını önemli ölçüde azalttığı gözlemlenmiştir. Su bazlı ekstraktlar ise, diğer ekstraktlara göre daha düşük antikanser etki göstermiştir. Bu durum, bitkisel bileşiklerin çözünürlüğünün ve ekstraksiyon yöntemlerinin, biyolojik aktivite üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. Antimikrobiyal aktivite değerlendirmeleri için çeşitli bakteri ve maya suşları kullanılmıştır. Antimikrobiyal aktiviteler, agar kuyucuk difüzyon yöntemiyle belirlenmiştir. Ancak özellikle su ve etanol bazlı ekstraktların antimikrobiyal etkileri sınırlı kalmıştır. Elde edilen bulgular, bitkinin bazı biyoaktif bileşikler içerdiğini ve bu bileşiklerin özellikle kanserli hücreler üzerinde inhibitör etkiler oluşturduğunu ortaya koymuştur.
Sonuçlar, bitkisel ekstraktların alternatif tedavi yöntemleri ve ilaç geliştirme süreçlerinde potansiyel bir doğal kaynak olarak değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Gelecekte, farklı ekstraksiyon yöntemleri ve bitkisel kombinasyonlar ile bu etkinin daha detaylı incelenmesi önerilmektedir. Ayrıca, etki mekanizmalarının moleküler düzeyde anlaşılması, daha etkili tedavi stratejileri geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.
Açıklama
item.page.source
Yayınevi
Kastamonu Üniversitesi
