Osmanlı Devleti-Amerika Birleşik Devletleri ticari ilişkileri (Zirai ürünler, 1850-1917)
Dosyalar
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
Bu çalışmada 19. yüzyılın ikinci yarısından I. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde TürkAmerikan ticari ilişkilerinde en çok ticareti yapılan zirai ürünler ele alınmıştır. Çalışmada
yerli ve yabancı tetkik eser, gazete ve dergilerin yanısıra, Osmanlı Arşivi ve Amerikan
Ulusal Arşivi’nden istifade edilmiştir. ABD, 1783 yılında bağımsızlığını kazandıktan
sonra gelişip genişlemek için ticarete yönelmiştir. Bu bağlamda ilk ilişkiler Garp
Ocaklarında başlamıştır. 1827’de Osmanlı donanmasının Navarin’de yakılması hadisesi
Osmanlı Devleti’ni ABD’ye yakınlaştırmıştır. Bunun neticesinde de iki devlet arasında
1830 yılında Dostluk ve Ticaret Anlaşması yapılmış, ABD’ye “en ziyade müsaadeye
mazhar devlet” statüsü verilmiştir. Böylelikle resmi ilişkiler başlamış ve 19. yüzyılda
sömürgecilikle gelişen emperyalizm Osmanlı topraklarında kendisini iyice hissettirmiştir.
Osmanlı Devleti ise batıya karşı uyguladığı “denge politikası” gereğince ABD’nin
topraklarında gözü olmadığını düşünerek ABD’ye yakınlaşmıştır. Kırım Savaşı’ndan
sonra Osmanlı Devleti’nin dışa bağımlılığı iyice artmış ve bu durum devletin dış
politikadaki manevra alanını fazlaca daraltmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devleti’nin daha
çok hammadde ihraç eden, mamul madde ithal eden bir devlet konumunda olduğunu
görüyoruz. İki devlet arasında en fazla ticareti yapılan zirai ürünler, afyon haricinde,
hububat, pamuk, meyan kökü, tütün, incir ve kuru üzümdür. Dünya çapında yaşanılan
ekonomik bunalımlar, savaşlar, salgın hastalıklar, aşırı soğuk ya da sıcaklar gibi
nedenlerle iki ülke arasındaki ticaret zaman zaman durma noktasına kadar gelmiştir.
Yapılan devlet teşvikleri ile fazlaca mahsul alınması ve ihtiyaç fazlasının ihraç edilmesi,
yine savaşlar nedeniyle bazı devletlerin hammadde ihtiyacını karşılama telaşlarına
düşmeleri ve ithalata yönelmeleri gibi nedenlerle zirai ürünlerde ticari münasebetlerin
arttığı olmuştur.
Açıklama
item.page.source
Yayınevi
Kastamonu Üniversitesi
