II. Abdülhamit döneminde Kastamonu’da tasavvufî hayat
Dosyalar
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
Türk-İslâm ordularının fethettiği bu topraklarda İslâm’ın yayılma süresince Türk-tasavvuf
hayatının büyük rolleri olmuştur. İslâm bir barış ve kardeşlik dinidir. Bundan dolayı yeni
fethedilen topraklarda yayılmaya başlayan İslâm’ın bu bölgelerin yerli halkına düzgün bir
şekilde, sevdirilerek gösterilip tanıtılabilmesi önemliydi. Bunu üstlenen gönül insanları,
şeyhler, dervişler, tekkelerde İslâmî yaşam tarzını daha sistemli bir halde sürdürmeye
çalışmışlardır. Arapça “yollar” anlamına gelen tarikatların kurulma süreçleri işte böyle
başlamıştır.
Son bin yıllık tarihimizin hemen her döneminde var olan tarikatlar sadece yeni fethedilen
yerlerde değil fetihlerden sonraki zamanlarda bile toplumsal ve dinî düzeni sağlamadaki
görevlerine devam etmişlerdir. Çalışmamızda bahsedeceğimiz dönem genellikle Sultan II.
Abdülhamit’in dönemi, yani XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarıdır. Araştırmalarımızın
bölge sınırları olarak Kastamonu merkez ilçe belirlenmiştir.
Araştırmalar yapılırken bu alanlarda yapılmış çalışma makale tez ve kitapların yanı sıra çeşitli
arşiv vesikaları kitabe vakfiye belgesi ve çeşitli görsel materyallerden de istifade edilmiştir.
Çalışmamızda sadece dönemin mevcut tarikat, tekke, zaviye, dergâh ve türbelerin genel tarihi
değil, bundan başka, buralarda yaşanılan günlük hayat ayin ve ritüellere de yeri geldikçe
değinilmiştir. Bundan başka karşımıza çıkan bilgiler ışığında tasavvuf yapılan bu yerlerde
zaman içinde gerek uygulamaları gerek günlük yaşantı ve gerekse tasavvuf çizgilerinde ne gibi
değişiklikler olmuş elimizden geldiğince değinilmeye çalışılmıştır. Gelişen zaman dilimi
içinde şehrin dokusundaki değişmelerden kaynaklı olarak kaybolmuş yer ve yapı izlerini tespit
edebilmek için çeşitli saha çalışmaları yapılmış ve çeşitli eski harita ve görsellerde
incelenmiştir.
Tezimizin son kısmında ise genel bir değerlendirme yapılarak tasavvufî kurumların topluma
neler kattığı ve kazandırdıkları üzerinde durulmuştur. Bundan başka buralara intisap etmiş
mutasavvıf ve dervişler hakkında da küçük çaplı bilgiler verilmiştir. Çalışmamızda bazı
menkıbelere atıflarda bulunulsa da sadece bilimsel belgelere yer verilmiş, asılsız bidat ve
hurafe kaynaklar dikkate alınmamıştır.
Açıklama
item.page.source
Yayınevi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
