Adâbu’l-bahs geleneğinde ali rıza ardahânî’nin mi‘yâru’l-münâzara adlı eseri
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
İslam düşüncesinde tartışma metotlarına bakıldığında karşımıza çıkan kavramlar cedel, hilaf ve münâzaradır. İlk olarak, Aristo’nun Topika’sına dayanan cedelin fikir dünyamızdaki kabulü Farabi’nin Topika’yı tercüme etmesi ve bu alana cedel ismini vermesiyle olmuştur. Daha sonra fıkıh usulünün pratik alanında kullanılan hilaf diğer adıyla ilm-i hilaf, Şemsuddin Muhammed b. Eşref es-Semerkandî’nin âdâb ilmini sistemleştirmesiyle de İslam düşünce diyalektiğinin son ve kemal noktası diyebileceğimiz âdâbu’l-bahs geleneği ortaya çıkmıştır. Bu yeni tartışma teorisinden önce İslam düşüncesinde halihazırda bu alanı dolduran cedel ve hilaf ilminin bazı noktalarda yetersiz olması, tartışmada amacın değil tarafların üstünlüğünün daha çok ön plana çıkması vb. sebepler bu alanda yeni metodun daha kabul edilebilir hale gelmesine neden teşkil etmiştir.
Bu yeni diyalektik tarzın düşünce dünyamızdaki kabulünden sonra bu alana dair yapılan çalışmalar hızla artmış, birçok risale, kitap, şerh ve haşiye türü eser kaleme alınmıştır. Osmanlı öncesi dönemde teşekkül etmiş olan bu ilim, kendine ilimler dünyasında tam anlamıyla Osmanlı döneminde yer bulmuş, dönemin medreselerinde okutulan dersler arasına girmiştir.
Tezimizde tartışma geleneğinin tarihsel serüveni hakkında bilgi verilip, ele almış olduğumuz eserin tanıtımı, tahlili ve gelenek içerisindeki yerine dair bazı tespitler yapılacaktır. Çalışmamızın bir bölümü de alana dair klasik eserlere ve modern akademik birikime dönük olacaktır.
Açıklama
item.page.source
Yayınevi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
