Başbakanlık Osmanlı arşiv belgelerine göre 19. yüzyılın ikinci yarısında Küre-i Nühas madeni
Dosyalar
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
Küre denildiğinde akla şüphesiz bakır madeni gelmektedir. Küre’nin Türk
tarihindeki bilinen adı Küre-i Nühâs’tır. Küre-i Nühâs eski Türkçede Bakır Ocağı
anlamındadır. Küre tarihin ilk çağlarından günümüze kadar çeşitli uygarlıklara sahne
olmuş bir bölgedir.
Küre madenleri çeşitli devletler ve beylikler döneminde işletilmiştir. Osmanlı
devletinde ise en canlı devrini 1300-1500 tarihleri arasında özellikle de Fatih Sultan
Mehmet döneminde yaşamıştır. Bu devirde maden büyük çapta işletilmiş, kasaba
birçok eserle süslenmiştir. Fatih’in İstanbul’un fethinde kullandığı topların bakırları
Küre’den getirilmiştir.
Başbakanlık Osmanlı Arşiv belgelerine göre 1840-1895 tarihleri arasında
Küre-i Nühas madenlerinden çıkarılan bakırın üretim aşaması ve üretim
aşamasındaki sorunlar orjinal belgeler yardımıyla incelenmiştir. Küre’deki üretime
dönem dönem çeşitli sebeplerden ara verilmiştir. Küre’de 19. yüzyılın ikinci
yarısından itibaren yeniden yeraltına inilerek ocaklarda üretime geçilmiştir. Bu
dönemde Osmanlı merkezi idaresi madenlerin işletilişini iltizama çıkarmış ve ihale
yoluna gitmiştir.
Osmanlı devleti madenlere dayalı askerî, malî ve toplumsal tedarikte kendi
kendine yeterlilik politikası gütmüş ve başarılı olmuştur. Maden çıkarımı ve
arıtılmasında olduğu gibi, madenlerin naklinde de dikkatlice davranarak, kara ve
denizyolları vasıtasıyla merkeze gönderilmesini sıkı biçimde takip etmiştir.
19.yy’da Anadolu’ya dışarıdan kolaylıkla ve çok ucuz fiyatlarla işlenmiş
bakırın getirilmesi Küre’deki bakır madenciliğinin önemini giderek azaltmıştır.
İlerleyen yıllarda, gerek sermaye yokluğu, gerekse teknolojinin geliştirilememesi
madencilik sektörünün giderek geri kalmasına neden olmuştur.
Açıklama
item.page.source
Yayınevi
Kastamonu Üniversitesi
