Geç dönem Stoa felsefesinde Tanrı, evren ve insan ilişkisi

Küçük Resim

Akademik Birimler

item.page.program

item.page.orgauthor

item.page.kuauthor

item.page.coauthor

Danışman

Tarih

item.page.language

item.page.type

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Özet

Roma imparatorluğunun hâkim felsefesini oluşturan olan Stoa felsefesi, çağlar sonrasını dahi etkileyen bir felsefe sistemi olarak düşünce tarihinde nadir bir yere sahiptir. Felsefe tarihinin ilk dönemlerinden itibaren filozofların, devlet adamlarının, farklı kültürlerin ve dinlerin bakış açılarından beslenerek kendi düşüncelerini oluşturan Stoacılar ahlakı felsefenin merkezine yerleştirmişlerdir. Panteist yaklaşımlarının sonucu olarak da Tanrı, evren (doğa) ve insanı bir bütün içinde değerlendirmişlerdir. Stoacı felsefede Tanrı her şeyin tek nedenidir; kendisi de bir bedendir ve dünyanın tüm maddesine içkindir. Ayrıca O, dünyanın tüm gelişimini baştan sona planlayan ve bunu zorunlu kılan, son derece akıllı, iyi ve tedbirli bir varlıktır. Evren tanrının bedeni Tanrı’da evrenin aklıdır. İnsan bu akıldan pay almış ve ortak akla dahil olmuş bir varlık olarak doğaya uygun yaşamak zorundadır. İnsanın erdemli oluşu ve mutluluğu ancak bu şekilde gerçekleşecektir. Bu akıl yürütmeler Stoacı düşüncenin ana çerçevesini oluşturmaktadır. Ahlaklı olmak üzerinde önemle duran Stoacılar gerek metafizik ve gerekse mantık disiplinini, ahlaklı olabilmek için gerekli temellerin ne olduğunu ve kuramın nasıl kurulacağı bağlamında kullanmışlardır. Üç ana dönemde incelenen Stoacı felsefenin son dönemi İmparatorluk ya da geç dönem Stoa olarak anılmaktadır. Bu dönemde yaşayan Stoacılar içerisinde Cicero, Epiktetos, Seneca ve Marcus Aurelius bulunmaktadır. Roma İmparatorluğunun toplum ve siyaset başta olmak üzere tüm alanlarında etkin olan Stoacı felsefenin bu önemli isimlerinin Tanrı, evren ve insan ilişkilerine ilişkin görüşleri, mevcut çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Yürütülen çalışma sonucunda son dönem Stoacılarının Tanrıya ilişkin görüşlerinin insan ve evrenle bağlantılı boyutta, ortak aklı dağıtan Tanrının öngördüğü kadere tam anlamıyla boyun eğen ve bu kapsamda doğal yaşama uyum sağlayan insanın mutlu olacağına dair tezleri savunduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Açıklama

item.page.source

Yayınevi

Kastamonu Üniversitesi

item.page.keywords

Alıntı

Koleksiyonlar

Endorsement

Review

item.page.supplemented

item.page.referenced

3

Views

15

Downloads


İlişkili Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri