<link rel="stylesheet" href="styles.cf390c6bfbe7555f.css">

Kur'ân'da 'Akıl sahipleri' anlamına gelen terkiplerin yer aldığı ayetlerin tefsiri

Küçük Resim

Tarih

Dil

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Kastamonu Üniversitesi

Özet

Akıl, insanoğlunun sahip olduğu en önemli özelliktir. Akılla, iyiyi kötüden ve doğruyu yanlıştan ayırt edebilir. Aklı olduğu için insan diğer varlıklardan ayrılmıştır. Bu nedenle de sorumlu kılınmıştır. Bu sorumluluğun bilincinde olan kimselere “akıl sahipleri” denilmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de bu anlama gelen dört terkip bulunmaktadır. Bunlar “ülü’l-elbâb, ülü’lebsâr, ülü’n-nühâ, zû hicr” terkipleridir. Bu ifadeler on beş sûrede, yirmi üç âyette geçmektedir. Bu terkipleri oluşturan “lüb, besar, nühâ, hicr” kavramlarının akıl anlamı kazanmaları, akıl ile güçlü bağlantılarından dolayıdır. Öz anlamına gelen “lüb” kelimesi, zekâyı ifade etmektedir. Görme anlamına gelen “besar” aklın gözü gibidir, gördüklerinin hakikatini onunla kavramaktadır. Engelleme anlamına gelen “nühâ” aklın sınır taşıdır, yasak bölgeye geldiğinde ona sınırlarını hatırlatmaktadır. Set anlamına da gelen “hicr”, aklın çevresine örülmüş, hata yapmaya ve günah işlemeye karşı engelleyici bir duvar vazifesi görmektedir. İşte aklın bu fonksiyonlarını eyleme dönüştürmesi beklenen kimseler, bu dört terkipte adı geçen akıl sahipleridir. Akıl sahipleri anlamına gelen dört terkibin geçtiği âyetlerin tefsirleri çalışmamızı teşkil etmektedir. Bugüne kadar yazılmış tefsir eserlerinde “akıl sahipleri” anlamına gelen bu terkiplerin yorumları yer almaktadır. Bunlardan ulaşabildiklerimiz kadarına çalışmamızda değinmeye çalıştık. Bu âyetlerde geçen akıl sahiplerinin inançlı, kendilerinden yapmaları veya yapmamaları istenen konularda, mesajı anlayan ve anladığını yerine getirme konusunda samimi kimseler oldukları anlaşılmaktadır.

Tanım

Anahtar kelimeler

Alıntı

Koleksiyonlar

Onay

Gözden geçir

Tamamlayıcı Bilgiler

Referans Gösteren

7

Views

48

Downloads


İlişkili Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri