Kastamonu ilinde yaşanan yaban hayatı-insan çatışmasının tespiti
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dil
Türü
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Kastamonu Üniversitesi
Özet
Artan insan nüfusu, arazi kullanım biçimlerinde meydana gelen değişimler, habitat parçalanması ve tarımsal faaliyetlerin genişlemesi, yaban hayvanları ile insanların yaşam alanlarının daha fazla örtüşmesine yol açmaktadır. Bu durum ise yaban hayatı–insan çatışmalarının giderek daha yaygın hale gelmesine neden olmaktadır. Bu tez çalışmasında, Kastamonu ili ve ilçeleri özelinde yaban hayvanları ile insan arasındaki etkileşimler ve çatışma türleri son on yıllık dönem esas alınarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, Kastamonu ilinde meydana gelen yaban hayatı-insan çatışmalarının mekansal ve tür bazlı dağılımını ortaya koymak, çatışma nedenlerini belirlemek ve bu etkileşimlerin yönetimine yönelik değerlendirmeler sunmaktır. Araştırma kapsamında, yerel ve ulusal haber siteleri, sosyal medya platformları ve ilgili literatür taranarak son on yıl içerisinde raporlanan yaban hayatı-insan çatışması olayları derlenmiştir. Bunun yanı sıra, kırsal alanlarda yaşayan yerel halk ile gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen bilgiler de çalışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen veriler yaban hayvanı türü, çatışma türü ve ilçe bazında sınıflandırılarak analiz edilmiştir. Bu kapsamda, yaban domuzu ve bozayı türlerinin daha çok tarımsal ürün zararları ve yerleşim alanlarına yaklaşma olaylarıyla öne çıktığı görülmüştür. Kızılgeyik, karaca ve vaşak türlerinin ise ağırlıklı olarak trafik kazaları ile ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Kurt, tilki ve sansar gibi türlerin daha çok yerleşim çevresinde görülme, küçükbaş ve kümes hayvanlarına yönelik zararlar ile ilişkilendirildiği tespit edilmiştir. Bulgular, çatışma olaylarının özellikle kırsal yerleşimlerin ormanlık alanlarla yakın temas içinde bulunduğu ilçelerde yoğunlaştığını ve türlere bağlı olarak farklı çatışma biçimlerinin öne çıktığını göstermiştir. Çalışma sonuçları, yaban hayatı-insan çatışmalarının azaltılmasına yönelik planlama, bilinçlendirme ve yönetim stratejilerinin geliştirilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
