Yayın:
İbn Berrecân el-İşbîlî’nin (öl. 536/1141) Münâsebâtü’l-Kur’ân’a Yaklaşımı

Placeholder

Akademik Birimler

item.page.program

item.page.orgauthor

item.page.kuauthor

item.page.coauthor

Danışman

item.page.language

item.page.type

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Özet

Kur’ân ilimlerinin önemli konularından biri olan münâsebet ilmi, klasik alimler tarafından müstakil çalışmalara konu edilmiştir. Bu makalenin amacı, İbn Berrecân’ın "Münâsebâtü’l-Kur’ân" anlayışını inceleyerek Kur’an’daki âyet ve sûreler arasındaki ilişkilerin nasıl değerlendirildiğini ortaya koymaktır. Ayrıca müfessirin münâsebet ilmini, nazım üzerinden ilâhî kelamla irtibatlı olarak dikkate aldığını göstermektir. İbn Berrecân’ın tefsirinde bu ilmin yerini belirlemek ve Kur’an’ın bütüncül yapısının anlamlandırılmasında kullandığı sistemi analiz etmek, bu çalışmanın temel hedefidir. Bu araştırmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. İbn Berrecân, lafız olarak münâsebet kelimesini kullanmasa da bu manayı/mefhumu çağrıştıran nazım ve intizâm gibi kelimeler üzerinden meseleye yer vermiştir. Bu çalışmada, müfessirin genel düşüncesi ortaya konulmuş, onun münâsebet ilmine dair teorik yaklaşımı vurgulanmış ve ilâhî kelâmın netice olarak münâsebete haiz olduğu düşüncesinin altı çizilmiştir. Diğer taraftan bu çalışmada onun münâsebâtu’l-Kur’ân anlayışı; âyet-sûreler arası münâsebet ve ilâhî intizâm şeklinde iki temel üzere dikkate alınmıştır. İbn Berrecân’a göre hayat kaynağı olan Kur’ân, ilâhî sıfatlar üzerinden kişinin olgunlaşmasını sağlayacaktır. Vahyi hayat kaynağı haline getiren insan, vahiyle bağını güçlendirerek yaşananlardan ibretler çıkaracaktır. Müfessir açısından bu çerçevede vahyin münâsebet özelliği barındırması âlemdeki uyumla benzeşmekte, âlem ve vahiy Hakîm olan Allah’ın sıfatının tecelligâhı olmaktadır. Bu noktada tümdengelim olarak Kur’ân’da yer alan münâsebet, kelamın cüzlerinde de aşikâr olmaktadır. Tikellerde fark edilen bu durum ise tümevarımla sistematik hale büründürülebilir. Dolayısıyla vahiy, ilâhî ilme bağlı olarak bütünlük arz ederken, dilsel uyum sonucunu mündemiçtir. Bu sebeple tikeller olarak âyetlerin kendisinde, öncesi ve sonrasındaki diğer âyet ve sûrelerle de uyumu söz konusudur. Makalenin sonuç kısmında münâsebet ilminin ilâhî kelamla ilişkisi vurgulanmış, İbn Berrecân’ın bu yaklaşımının sonraki alimlere etkisinin hususî olarak çalışılması gerekliliği belirtilmiştir.

Açıklama

item.page.source

Yayınevi

Tefsir Arastirmalari Dergisi

item.page.keywords

Konusu

Alıntı

Koleksiyonlar

Endorsement

Review

item.page.supplemented

item.page.referenced

0

Views

0

Downloads

View PlumX Details


İlişkili Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri