Yayın: Sünnet Perspektifinden “Seküler Dindarlık” Üzerine Bazı Düşünceler
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
Görünen dindarlık, gerçek dindarlık ikilemi modern çağın bir sorunudur. Dindarlık ile ilgili içsel çelişkiler yaşayanlar, içinde bulundukları durumu açıklayacak meşruiyet kodları aramaktadır. Çelişkilerden uzak, özgün dindarlık arayışı insanın doğasında bulunmaktadır. Din kuralları ile günlük pratiklerin birbirini tutmaması seküler dindarlığı doğurmuştur. Dini kurallara hiç uymadan da dindar olunabileceği yönelimi sahici midir? Dinin teorik yanı üzerinde tartışmak özgün dindarlık üretiyor mu? Bu makalenin amacı seküler dindarlığı, bu soruların cevaplarını da düşünerek yeniden ele almak ve sorgulamaktır. İdeal dindarlık, Hz. Peygamber’in sünneti ile pratiğe dönüşmüştür. Seküler dindarlığın da bu pratik esas alınarak sorgulanması ve tahlil edilmesi gerekmektedir. Hz. Peygamber’in sünnetine dayanan dindarlık, kişinin iç bütünlük ve tutarlılık içinde olmasını gerektirmektedir. Sünnet kişiyi, aile akraba ve komşularından koparmadan hukuk ve ahlaka uygun zevkli bir hayat vaat etmektedir. Dinin normatif yanı dikkate alınmadan sunulan değerler eğitimi tutarlı ve özgün dindarlık üretmemektedir. Dindarlık bir zevk haline dönüşmez ise modern dünyanın sunduğu zevkler karşısında tutunamaz.
Açıklama
item.page.source
Yayınevi
Journal of the Human and Social Sciences Researchers
