Yayın: Social Developments and History According to Erol Gungor
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
Son dönem mütefekkirlerinden Erol Güngör’e göre toplumsal gelişmeleri anlamada tarih belirgin bir rol oynar. Ona göre tarih, insanların zihinlerinde vazgeçilmez bir yere sahiptir. İnsanların tarihe duydukları ilgi, bugünün sorunlarının çözümlerini tarihte arama arzusu ya da tarihi tamamen bir kenara bırakıp gelecek tasavvuru içinde olmak şeklinde ifade edilebilir. Buna göre dünyanın iyiye gittiğini ya da kötüye gittiğini söylemek de dogmatik bir inançtır. Geçmiş, şu andan geriye doğru insanın ilk yaratılışına kadar geçen zaman değildir. Tarih kitaplarında yazılanlar da değildir. Her insanın hasret duyarken sözünü ettiği geçmiş bu büyük zamanın bir parçasıdır. O, insanın zihninde var olan ‘subjektif geçmiş’ tir. Böylece, bilmediğimiz veya benimsemediğimiz bir tarih bizim için geçmiş olamaz. Tarih milletlerin hayatlarını inceler. Tarihin anlaşılabilmesi için uzun yıllar gerekir. Tarih aidiyet oluşturur. İslam dünyası parlak dönemlerin ardından gelişmeleri okuyamadığı ve kendisine duyduğu özgüven sebebiyle geri kalmaya başladı. Güngör’e göre, milletlerin ortaya çıkışı ve milli devletlerin oluşumu milliyetçilik fikri ile gerçekleşmiştir. Türkler İslam’ı kabul edince medeniyet kurucu bir konuma geldiler. İslamiyet ile Türklük etle tırnak gibi birbirinden ayrılmaz oldu. İslam dünyasının gerilemesi dinden uzaklaşması ile olmadı. Bilakis Osmanlı Devleti’nin gerileme ve çöküş dönemlerinde bile din geniş halk kitleleri nezdinde güçlü bir konuma sahipti. Fetihlerin durakladığı dönemlerde tasavvufun İslamiyet’in yayılmasında etkin bir konuma sahip oldu.
Açıklama
item.page.source
Yayınevi
ASOS Yayinevi
