Araştırma Projesi: Kastamonu Yöresinde Yetiştirilen Siyez (Triticum Monococcum L. Kaplıca) Populasyonlarına Ait Tohumların Radyonüklit, Element Ve Besin Değerlerinin Belirlenmesi
item.page.program
item.page.orgauthor
item.page.kuauthor
item.page.coauthor
Yazarlar
Danışman
Tarih
item.page.language
item.page.type
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Özet
Dünyada en eski zamanlardan beri yetiştirilen bitkilerden biri olan buğday, insan beslenmesinde önemli kaynaklardan biridir. Dünya nüfusunun artmasına paralel büyüyen talep karşısında buğdaydan daha fazla yararlanabilmek amacıyla tüm dünyada buğday genomu üzerinde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu
4
kapsamda buğdayın değişime uğramamış atasal formlarının ıslah çalışmalarında kullanılarak yeni türlerin geliştirilmesi oldukça önemli bir adımdır. Siyez (Triticum monococcum L. Kaplıca), kromozom yapısı diploid (2n=14) olup, binlerce yıl önceki formunu muhafaza ede nadir buğday türlerinden biridir. Siyezin Karacadağ eteklerinde yabani kaplıca (einkorn-Triticum monococcum subsp. boeoticum) buğdayının bütün tarıma alınmış einkorn buğdaylarının atası olduğu, Almanya'nın Max Planck Enstitüsü'nde yapılan DNA analizleri sonucunda saptanmış ve makarnalık buğdayın atalarının da (Triticum diccocoides, yabani siyez buğdayı-yabani emmer buğdayı) bu dağda yetiştiği tespit edilmiştir. Kastamonu’da farklı bölgelerde özellikle de İhsangazi’de yetiştirilen bu buğday besin kaynağı olarak kullanıldığı gibi, sapları ve tohumları hayvan yemciliğinde de kullanılmaktadır. Yüzyıllar boyunca doğal seçilimle varlığını devam ettiren, geniş adaptasyon yeteneğine sahip, kurak ve sıcağa toleranslı, engebeli yamaç ve kıraç arazilerde rekabet gücü yüksek bir bitki türdür. Ayrıca sıkı kavuz yapısı itibarı ile hastalık ve zararlılara dayanıklıdır.
Bu çalışmada siyez buğdayının element ve radyonüklit içeriği ve ayrıca prolin, serbest amino asit, toplam çözünür protein,β-karoten, toplam fenolik bileşikler, flavonoitler, lipit peroksidasyonu seviyesi (malondialdehit), sakkaroz ve toplam çözünür karbohidrat, APx, CAT ve SOD enzim aktiviteleri gibi kimyasal bileşenlerin değişimleri belirlenecek, sonuçlar uluslararası kuruluşların sınır değerleri ile kıyaslanacaktır.
